16 Mayıs 2012 Çarşamba

Doğumgünü etkinliği-1

Zeynep Sude'nin en yakın arkadaşlarından Pelin'nin doğumgünündeydik.

Ecem ablası ve Zeynep Sude
Şarkılarla zıplıyoruz.

Doğumgünü etkinliği-2

Buse ve Buğra'nın doğumgünündeydik.

Düdük çalmaya çalışıyoruz :)

Ali Babanın Çiftliği


video


Zeynep Sude'nin en favori şarkısı Ali Baba. Tabletten şarkıyı açıyoruz ve başlıyoruz videoyu irdelemeye :) Soru dönemi başladı. O ne,bu ne..Her haftasonu ve bazı geceler bizde durum böyle :)

8 Mayıs 2012 Salı

Şaka oldu kaka

Güzel geçen günün ardından otoparktan eve doğru gidiyorduk. Zeynep Sude'nin bir elini ben diğer elini ise babası tutuyordu. Nerden aklımıza geldiyse oynatalım dedik. Havaya kaldırıp hoop diye zıplatmaya başladık. Asansörlerin oraya gelmiştik ki birden Zeynep Sude ağlamaya başladı. Anne elim acıyor diye :( Ya farketmeden Kubilay fazla çekti kolunu ya da havadayken Zeynep Sude ters bir hareket yaptı bilemiyorum. Eve gittik kırık ya da çıkık olsa kolu şişer ya da dayanamaz çok ağlar diye düşündük..Zaten hemen uyudu. Elini sürekli kontrol etmeye başladık. Şişme yoktu ama sol kolunu hiç hareket ettirmiyordu. Dönse bile kolu hep sabit. Sabah kalktık anne elim acıyor dedi. O zaman doktora gidelim kızım dedim. Doktor lafını duyunca acımıyor demeye başladı ama kolunu da hiç oynatmıyordu. O gün işe geç gittim. Sabah legolarla oynatıp sol elini kullanmasını sağlamaya çalıştım ama yok. Refleksle bile olsa sol elini kullanmıyordu. Belki korkudan kaldırmıyordur diye önce bir izleyelim dedik. Sonra biz geçte olsa işe gittik. Öğleden sonra telefon geldi ki Zeynep Sude ağlıyor, kolunu kesinlikle kıpırdatmıyor diye. Hemen izin alıp eve gittim, Zeynep Sude'yi alıp Çapa'ya götürdüm. Kubilay da direk Çapa'ya geldi. Sağolsun İlknur ablam da çok yardım etti bize. Doktor muayane ettikten sonra film istedi. Röntgen çekildikten sonra kolun dirsekten çıkmış olduğunu öğrendik. Yavrum uff uff deyip duruyor, yaprak gibi titriyordu. Doktor kolu oturturken ben dışarıda bekledim. İçeriye giremedim. Zira dışarıda bile tansiyonum düşmüş bir haldeydim. Allahtan doktor uzmandı da hemen oturtuvermiş. Şimdi bir müddet dikkat etmemiz gerekiyor. Kaynayana kadar yürütürken bile o elden tutmayacağız. Yavrum dinlendikten sonra hemen elini oynatmaya başladı. Nasıl acıyormuş demek..Allah beterinden saklasın..

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Anne-Çocuk psikolojisi

Zeynep Sude'ye hamileyken çocuk psikolojisine merak sarmıştım. Değişik yazılar okur, sonrada bunları eşimle paylaşırdım. Gel gelelim Zeynep Sude doğduktan sonra işler bir hayli değişti. Bazen eşim keşke o zaman söylediklerini kameraya çekseydim der durur. Bebekliğinden beri Zeynep Sude'ye sesimi yükseltmişliğim yoktur. Çok kızarım ama iş kızmaya gelince kıyamam. Tabi bu durumda babadan azarı yiyen Zeynep Sude doğru anneye koşar. Son zamanlarda bu durum can sıkıcı bir hal almaya başlamıştı. Gözümün içine baka baka yapacağını yapıyordu. Bir akşam benden süt istedi ve bende verdim. Biberonun slikon ucundan tutmuş sallıyordu. Kızım düşüreceksin, yapma etme derken biberon kırıldı. Cam parçaları etrafa dağıldı, her yer süt oldu. Bir hamleyle Zeynep Sude'yi kolundan tutup koridora fırlattım bir tarafı kesilmesin diye. Başladım bağırmaya "ben sana demedim mi kıralacak niye anne sözü dinlemiyorsun sen" diye. Tabi bizimki ağlıyor "bi daha yapmıcam annecim" şeklinde. Bıraktım ağlasın azıcık, anlasın kabatini diye düşündüm. Sütleri çektirdim, camları süpürdüm, yerleri sildim. Bu hala ağlıyor. Bütün iş bittikten sonra salya sümük içinde kalan Zeynep Sude'yi aldım, yüzünü yıkadım, ıslanan çoraplarını değiştirdim. Zaten gün içinde de çok yorulduğundan hemen uyuyakaldı. Bir baktık ki gece uykusunda ağlıyor, bir yandan "yapma anne yapma" diye sayıklıyor. Aldımı beni bir vicdan. Sabaha kadar uyuyamadım. Ertesi gün kalkar kalmaz Gülcan teyzesine "anne bana bağırdı, ben ağladım" demiş. Gülcan teyzesi de "sen ne yaptın da anne sana bağırdı " diye sormuş. "Biberonu kırdım, her yer süt oldu" demiş. Biliyor da kabahatini. Gün içinde en az 15 dk telefonla konuşan Zeynep Sude o gün telefonlarıma çıkmadı. Israr edince telefondaki ilk cümlesi "ben biberonu kırdım" oldu. Allahım o gün işe konsantre olamıyorum. Aklım hep onda. Bu böyle olmayacak deyip hemen işten izin aldım. Yeni bir biberon alıp eve gittim. Beni gören Zeynep Sude önce çok sevindi sonra yine "biberonu kırdım anne" deyince "olsun kızım bak ben sana yeni biberon aldım, bu daha güzel" dedim. Sevindi. Güzel bir gün geçirdik. Gönlünü alıcam diye neler yaptım. Şimdi düşünüyorum, aslında biraz bağırmaktan başka birşey yapmadım ama ilk defa benden tepki gören kızıma çok ağır geldi. Başlangıçta amacım sadece biraz söz dinlemesini sağlamaktı ama sanırım o beni dize getirdi. Yaşadıklarından ders almadığını da yeni biberonu kırma teşebbüslerinden anlamış oldum.