21 Haziran 2011 Salı

Düğünümüz vaar-dı


Annemin kucağından inmedim yine..
Annem fırsatını buldumu öper..
Palyaço odasındayım.
Firdevs abla beni hep oynattı.

Yine dedemi rahat bırakmadım.Sürekli kucağına gitmek istedim.
Babama o gece kaç öpücük verdiğimi hatırlayamıyorum.Babamda sürekli isteyip durdu canım.
Osman amca kavalyem oldu.İşte masa üstündeki dansımız.
Gelini beklerken çekilen halaylara babamda katıldı.

Canım sıkılınca masaların üstüne çıktım.Boş su şişelerin kendime oyuncak yaptım.

Pazar günü Müge ile Hüseyinin düğünü vardı.3,5 gibi gelin almaya gittik.Akşam 8 gibi de düğün başladı.Düğün çok kalabalıktı.Yaklaşık salonda 500 kişi vardı.Biz büyük insanlar bile sıcaktan bunalırken çocuklar ne yapsın.Zeynep Sude iyi bile dayandı.Bir müddet salonda koşturdu, sıkılınca babası aşağıya hava almaya indirdi, şişeleri oyun yaptı,palyaço odasında çocuklarla oynadı derken en son 12 gibi yaygarayı bastı.Zaten düğünde bitmiş son fotoğraflar çekiliyordu.Eve geldiğimizde hepimiz yorgunluktan ölüyorduk.Sabaha kadar deliksiz uyuduk:))

Teras keyfindeyiz

Annanemin kucağında,dedemin yanında daha ne isterim ki

Annanemin çiçekleri ve ben
Mandallarla oynamak çok zevkli


Anneme masa altından oyun yaparken

Babalar günün kutlu olsun babacım...

Benim tüm yaramazlıklarıma rağmen sesini yükseltmediğin için, işten geldiğinde beni doğru parka götürdüğün için, bilgisayarına vurmama izin verdiğin için,arabanı kurcalayıp dörtlüleri yaktırdığın için, annem üşendiğinde geceleri kalkıp bana süt verdiğin için, bana yerli six flags yaşattığın için, saçındaki son telleri yolmama izin verdiğin için, sürahideki bütün suyu yere döktüğümü gördüğün halde kızmayıp kahkahalara boğulduğun için, televizyonu defalarca açıp kapamama rağmen sabırla beni izlediğin için,beni sevdiğin için,babam olduğun için çok teşekkür ederim.Seni çok seviyorum babacım.İyi ki benim babamsın.Dünyanın en iyi babasısın.

Feshanede geziyoruz


Uçurtmalara bakıyorum.



Annemle trene bindik.
Bu da tek kişilik bir tren :)
Daatt Daatt Çekilin yoldan
Atlı karıncayı tek geçerim.
Tırtıla da bindik ama ben biraz korktum bundan.

Yaramaz ve tatlı

Banyodan kaçtım doğru odama.Tabi bu kaçışım sonucu pek değiştirmedi :))
Annem ve babam gözlüklerini vermeyince ben ağlamaya başladım.Dayım da bana bir gözlük verdi.Onun eski gözlüklerindenmiş.Bende hemen taktım.Yakışmış mı bakalım?

Aloo.. Kimsiniz??
Çekmece indirmekte çok marifetliyimdir.5 dk da tüm çekmeceyi boşaltabilirim.
İtina ile ayakkabılar boşaltılır ve sağa sola saçılır.
Her fırsatta anakucağımın tepesine çıkarım.
Afiyetle cici bebe bisküvisi yenir.Tabi 2 parmakla birlikte :))

7 Haziran 2011 Salı

Zeynep Sude hasta

Cumartesi gününden beri rahatsız fıstık kızım benim.Pazar günü kusmaya başladı.Ardından ishal geldi.Sanırım salgın varmış.Günlerdir ağzına lokma koymuyordu.Bariz bir şekilde zayıfladı.Dün yavaş yavaş tekrar yemeye başladı.Doktora götürdük.İyileşme sürecine girmiş.İlaç falan vermedi. Açıkçası kan alırlar diye çok korkmuştum, iyice halsiz düşer diye.Allahtan gerek kalmadı.Bu arada acil durumlarda doktorumuza ulaşamadığımızdan değiştirme kararı aldık.Yeni doktorumuz JFK hastanesinde.İyi bir uzman doktora benziyor ama yinede iyi demeden önce takibe almakta fayda var.Bu arada Zeynep Sude diş çıkarmaya devam ediyor.Ağzı diş doldu.Bidenbire hepsi patladı.Sanırım huysuz olmasında dişlerin de rolü var.İşte böyle..Umarım en yakın zamanda sağlığına kavuşur kuzum.

2 Haziran 2011 Perşembe

15 Aylık Zeynep Sudem

Kızım bugün itibariyle tam 15 aylık oldu. Gelişimi çok güzel maşallah ama bugünlerde çok keyifsiz yavrum. Dişlerinden mi huzursuzlanıyor bilemiyorum ama sürekli bir ağlama modunda. Alttan iki dişi patladı.Üst sağ azı dişi de geliyor.Sanırım bugünlerde beni çok arar oldu. Evde olduğum zamanlarda bütün ilgim ve programım Zeynep Sude 'ye odaklı ama bu hafta herkesin işi yogun.Zeynep sude bir annenne bir babanne dolaşıp duruyor. Pazartesi ve salı günü Zeynep Sude'ye annem baktı.Annemdeyken sürekli kapılara gidip adda deyip duruyormuş.Annemde giydirmiş parka götürmek istemiş ama son anda bizinmki altına doldurunca önce altını alayım sonra götürürüm demiş.Aman ne ağlamak annem diyor 10 dk orda burda altını değiştirmek zorunda kalmış.2 saat parkta kalmışlar.Dönüşlerine bende yetiştim. Elimden tutup beni istediği yere götürüyor.Parkın yolunu öğrenmiş oraya sürüklüyor.Zar zor içeri aldık.Akşam yine krizi tutunca parka götürdük.Bu aralar nöbetçi park bakıyoruz :)) Saat akşam 10.30 biz parkta Zeynep Sude'yi sallıyoruz.Dün babannesindeydi.Dünde çok huzursuzmuş.Hiçbirşey yememiş.Bir ara öyle bir ağlamış ki bir yeri mi ağrıyor diye endişe etmişler ve doktora götürmüşler.Doktor birşeyinin olmadığını söylemiş.Tek derdi gezmek yani:(( Nasıl baş edeceğiz bilmiyorum.Bir vesileyle kilosunu ve boyunu öğrenmiş olduk.10.500 kg ve 84 cm olmuş.Kilo hep aynı sürekli boyu uzuyor.2 ayda ancak 500 gr almış.Sürekli gittiğimiz doktor boyuna göre zayıf olduğunu söylemişti. Bu doktor normal demiş.Bugün yine annanesinde Zeynep Sude.Az önce aradım biraz daha keyifliymiş.Kahvaltı ediyorlarmış.En azından bugün yumurtasını yarılamış.Buna da şükür. Ne bileyim canım sıkılıyor alışık değilim ben böyle şeylere.Kızım iştahsız bir çocuk değildi. Herşeyi severek,iştahla yedi.Şimdi peyniri ağzına koymuyor.Zar zor kaşar veriyoruz.Allahtan salatalık ve domates var.Bayıla bayıla yiyiyor.O kadar çok seviyor ki bazen domatesin veya salatalığın tadını aldımı başka birşey yemiyor.Ihh ıhh bitirene kadar istiyor.Ekmeği de aynı şekilde arzuluyor.Alem bu kız..
Uykudan gülerek kalkmasını özledim.Birkaç gündür ağlayarak uyanıyor.İnşallah geçici bir dönemdir.Akşam eve geldiğimde uyuyor olsa bile onu öpmeden,kokusunu duymadan işime bakamıyorum. Haftasonlarının gelişini dört gözle bekliyorum.Sabahları evden çıkmak iyice zorlaştı.Artık herşeyin farkına varıyor,gideceğimi anlıyor.Sürekli kucağıma gelmek istiyor,yanımda olmak bana dokunmak istiyor.O öyle yapınca içim nasıl acıyor,hiç işe gidesim gelmiyor.Herşey onun geleceği için tabi.Güzel,rahat bir hayat yaşatabilmek için..Seni çok ama çok seviyorum canım kızım benim,herşeyim..