26 Temmuz 2011 Salı

Evimizdeki küçük insan

Canım yavrum hergeçen gün yeni bir kelime öğreniyor.Duyduklarını dili döndüğünce söylemeye çalışıyor.Bütün gün papağan gibi bildiği kelimeleri tekrar tekrar söylüyor.Daha önce söyliyebildiği kelimeleri yazmıştım.Şimdi onlara eklenenler ile söylemesini değiştirdiği kelimeleri yazıyorum:
ottu: otur
bebe: bebek
ava: hala
daya: dayı
anna: anne
anane: annanne
abi: abi
aba: abla
appa: hoppa
ap: hop
ami: amin
bapka: şapka
amna: amca
du: su
düt: süt
atti: aç ( 2.anlamı, diğer anlamı attı)
eggh: tuvalete gitmiş biri için egh yapıyor diyoruz.Altına yaptığı zaman yanıma gelip egh diyor.(Altıma yaptım demek istiyor.)veya çöpleri ellememesi için egh annecim diyorum.O da egh egh deyip tekrarlıyor.
Aslında söylediğin herşeyi kendince tekrar ediyor.kimi benziyor kimi zaman alakası olmayan bir cevap veriyor.Ama son zamanlarda en çok kullandığı kelimeler bunlar.Tabi büyüdükçe davranışlarında da değişiklikler oluyor.Şöyle ki:
- Uykusu gelince yününü alıp (malum onsuz uyuyamıyoruz) ee-ee-ee diye yanıma geliyor. (yani benim uykum geldi beni uyut.) veya arabada uykusu gelince ee-ee-ee diyerek kendine ninni söylüyor.
- Yatmadan önce süt içerken muhakkak işaret parmağını ağzıma sokuyor ve benden öpücük vermemi bekliyor.

- Yeni birşey alınca artık seviniyor.cici cici deyip seviyor.Üzerine giydirmemizi istiyor.Yada üstüne tuttuğumuzda pek bir memnun oluyor.Süslü işte :))

- Enteresandır artık bebek arabasını seviyor.Eskiden otursun diye neler yapmazdık da otutturamazdık.Şimdi görür görmez ıh ıh deyip oturmak istiyor.Etrafına bakınarak gezmek hoşuna gidiyor.Doğrusu ilk önce bu işe şaşırmıştık ama şimdi keyfini çıkarıyoruz :))

- Elektrik düğmelerini açıp kapamayı oyun haline getirdi.

- En güzellerinden birtanesi de beni görür görmez anne demesi. İşten geldiğimde kızımdan ilk duyduğum sevgi dolu anne sözcüğü oluyor.Geçenlerde uykudan kalkmış anne diye sesleniyor. Bazen sabaha karşı uyanıyor.(genelde erken yattığında oluyor bu durum) O karanlıkta bile beni seçip anne deyip boynuma sarılıyor.Bazen dakikalarca birbirimize sarılmış vaziyette kalıyoruz.(hiçbirşeye değişemeyeceğim dakikalar o anlar)

- Terliklerimi biliyor.Eve geldiğimde giymem için terliklerimi getiriyor kaymak kızım.

- Dışarı çıkmak istidiğinde önce şapkasını getiriyor.Sonra tek tek ayakkabılarını getiriyor.Sonra da adda diyor.gezmek istediğini anlamamak için aptal olmak lazım :))

- Artık kucağımızda değil de bir birey gibi sandalyede oturmak istiyor.Ottu ottu deyip oturacağı sandalyeyi seçiyor.Oturduktan sonra birlikte yemek yiyoruz fıstığımla.

- Namaz kılanı gördüğünde ami ami diyerek yanına gidiyor.Secdeye yatmaya çalışıyor.Taklit ediyor.Bazen tesbihi alıp ami ami diye dolanıyor :))
İşte böyle.Günler geçiyor.Zeynep Sudem büyüyor.Dünyayı keşfediyor.Yeni şeyler öğreniyor ve biz yaşlanıyoruz.Evlat yetiştirmek emek,özveri,fedakarlık isteyen çok zor bir şey.Ama bir o kadar da dünyanın en güzel şeyi.Onun yerini dolduracak başka birşey tasavvur edemiyorum kafamda.Allah yokluğunla imtihan etmesin beni kızım.Seni dünyalar kadar çok seviyorum.Sen benim herşeyimsin,canımsın.
Bal kızım,kaymak kızım

Can kızım,şeker kızım

Sevgilerle,

20 Temmuz 2011 Çarşamba

İlk Bisikletim

Babaannem ve dedem bana bisiklet almışlar.Buradan onlara çok teşekkür ediyorum.
Yüzümdeki ifademe bakmayın.Bisikletimi o kadar çok sevdim ki hiç inmek istemedim.
Annemle babam gün boyu bisikletimle beni dolaştırdılar.

Durdukları zaman "ıh ıh " deyip devam edin beni gezdirmeye diye sürekli onları uyardım :))

İlk Havuz Deneyimi

Suyla oynamayı çok sevdiğinden havuzu da sever diye düşündük ama pek öyle olmadı.

Havuzun kenarında oynamayı tercih etti bizim fıstık.

Aldığımız havuz ve direksiyonlu simitte kızımı etkilemeyi başaramadı.


Zeynep Sudem sudan çok korktu.

Sadece ıslatmak amacıyla havuza soktuk çıkardık.

17 Temmuz 2011 Pazar

Harika bir gece 'Dogatepe'



Gecen Cumartesi Kubilayin arkadasi Hakanin dugunundeydik.Cok guzel vakit gecirdik.Dugun Rumelihisari ustundeki dogatepede oldu.Burasi sahane bir yer.Huzurlu,sessiz,sakin.Manzara desen enfes.Istanbul kanatlarimin altinda gibi.Bu yerin bizim icin ayri bir ozelligi de var.Cunku Kubilay bana burada cikma teklifi etmisti.Ayri geldigimiz bu cafeden elele tutusarak cikmistik. Sonrasin da birkac defa daha gelmistik ama son 2 senedir pek ugradigimiz soylenemez...velhasil hersey iyiydi.Sertac,Yavuz,Cenk te vardi.Ecem bayildi Zeynep Sude'ye.Surekli fotografini cekti durdu.Iste onlardan sectiklerim.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

İstanbul' da yaz

Bu fotoğraf zevk çığlıkları attığım bir anda annem tarafından çekildi :))
Bu bebeği Buse ablam hediye etti.
Salıncağa bindim mi kolay ayrılamıyorum.Saattlerce sallansam doyamıyorum.
Gönlümce koşuyorum


Bizim arabamız

Balık krakeri çok seviyorum.Artık paketinden kendim çıkarıp yiyebiliyorum.

Bir dakika yerimde duramıyorum malesef üzgünüm baba
Babam,öpücüklerim ve ben
Yaramazmıyım eveeeet
Babam benimle baş edemeyince çareyi omuzlerına almakta buldu :))
Canım annem

İstanbul'da sıcaklık hergeçen gün artıyor.Geçen hafta 30 derecedeydi.Bu hafta 35 dereceye ulaşacak diyorlar.Bu sıcakta hiçbirşey yapamıyoruz.Bir ara Zeynep Sude'yi sitedeki parka çıkarayım dedim ama gitmemizle gelmemiz bir oldu.Her yer yanıyor.Zeynep Sude'yi güneş çarpar diye korktum.Akşam Florya'ya götürdük sonra.Zaten bu ara en sık gittiğimiz iki yer. Sitedeki park ve Florya tesisleri.Tesislerin geniş ve uzun bir sahili var.Zeynep Sude'yi salıyorum. Oraya buraya koşturup duruyor.İçinde parkta var.İsterse sallandırıyoruz.Deniz kenarında olduğu için temiz havayı da alıyor.Arabaya koyar koymaz kafa gidiyor sonra.Sonuç olarak o da mutlu oluyor bizde.

8 Temmuz 2011 Cuma

Ben de tatil istiyorum...

Havaların ısınmasıyla birlikte tatile gitme damarlarım iyice debreşti :)) Malesef bu sene işe yeni başladığımdan 1 seneyi doldurana kadar izin kullanamıyorum. O da Ekim ayına denk geliyor. Bu durumu biliyorduk ve bu yüzden hiçbir yere rezarvasyon yaptırmamıştık.Bu sene Ramazanın ağustosa gelmesiyle birlikte temmuz ayı için tüm oteller full çekiyor.Benim rapor almamdaki kararsızlığım, süre kısıtlığı nedeniyle gidelecek yerin uzaklığı, zeynep sudeyle yolculuğun nasıl geçeceğinden emin olunamaması gibi nedenlerle de bu güne kadar geldik.Oysa ki belki biryerlere kaçarız diye kızıma bikini bile almıştım.Sağlık olsun tabi ama yoğun bir kış döneminin ardından rahat,huzurlu bir tatil olsaydı fenamı olurdu yani..