23 Ocak 2012 Pazartesi

Ah şu öksürük

Perşembe günü işten eve gittiğimde çeşme gibi burnu akan, takır takır öksüren, gözleri küçülmüş bir Zeynep Sude'yle karşılaştım. Sanki karda yatmış. Allahtan ateşi yoktu. Hemen ilaca başladım. Ertesi gün de doktora götürdük. Hırıltısı yok dedi doktor, önemli olan buymuş. Verdiğim ilacı kesti ve başka bir ilaca devam etmemi söyledi. Bol bol sıvı tüketmeliymiş. Büyük adam hasta olunca nasıl kafasını koyacak yer arar, uykudan başını kaldıramazsa Zeynep Sude'de aynı oldu. Biraz dalıyor, gıcık geliyor, arkasından öksürük derken akşama kadar uykuyla mücade verdi. Pazar günü nispeten iyiydi ama halsizliği devam ediyordu. O yerinde duramayan kız gitmiş gözünü açamayan bir kız gelmişti. Yaramazlık yaparken insana zor geliyor, yapma etme diyorsun da bu halini görünce yeter ki iyileşsin , ben o haline razıyım demeye başlıyorsun. Bugün şükürler olsun ki daha iyi. Burun akıntısı durdu. Öksürüğü nispeten azaldı ve dün akşam rahat uyudu. Haftasonu boyunca sütle yaşadı desem yeridir. Hiçbirşey yediremedik. Bu arada doktor kilosunu da kontrol etti. 13,5 kg olmuş fıstığım. İnşallah birkaç güne kadar toparlar kendini. Özledim yaramazımı..Kaşınıyormuyum ne :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder